Harç Değil, Yük: Emlakçılığa Getirilen Yeni Bedelin Düşündürdükleri


Kıymetli okurlarım, son günlerde emlak sektöründe en çok tartışılan konulardan biri, emlak danışmanlarından küçük şehirlerde yıllık 20.000 TL, büyükşehirlerde ise yıllık 40.000 TL harç alınması yönündeki uygulama. Kâğıt üzerinde “düzenleme” gibi sunulan bu bedel, sahaya indiğimizde ciddi soru işaretlerini ve haklı tepkileri beraberinde getiriyor.

 

Tepkinin Kaynağı Ne?

Öncelikle şu gerçeği kabul etmek gerekir:

Türkiye’de emlakçılık mesleği hâlâ net bir meslek kanununa, standartları belirlenmiş kapsamlı bir yapıya ve güçlü bir mesleki güvenceye sahip değil. Böyle bir zeminde, yüksek tutarlı harçlar getirmek, sektörde “düzenleme” değil, cezalandırma algısı yaratıyor.

 

Özellikle Anadolu’daki küçük şehirlerde faaliyet gösteren, çoğu zaman 1–2 personelle ayakta kalmaya çalışan emlak ofisleri için yıllık ödenecek sabit harç tutarı olan 20.000 TL ciddi bir rakam. Büyükşehirlerde ise kira, personel, dükkan kiralarından pahalı ilan portallarıfiyatları ve vergiler zaten ciddi bir yük oluştururken 40.000 TL’lik harç, birçok ofisi kayıt dışına itme riski taşıyor.

 

Olası Etkiler: Kimin Kazanacağı, Kimin Kaybedeceği Belli

Bu uygulamanın kısa ve orta vadede doğurabileceği bazı etkiler açıkça görülüyor:

  • Küçük esnafın sektörden çekilmesi
  • Kayıt dışı, merdiven altı emlakçılığın artması
  • Hizmet kalitesinde düşüş
  • Vatandaşın muhatap bulmakta zorlanması
  • Piyasada tekelleşme riskinin artması

 

Yani bedeli sadece emlakçılar değil, evini satmak ya da kiralamak isteyen vatandaş da ödeyecek.

 

Asıl Soru: Bu harçlar ile sektör tekelleşmeye mi itiliyor, yoksa vergi yükü ile zor durumda bırakılmaya mı çalışılıyor?

 

Bugün hâlâ:

  • Yetkisiz kişiler emlakçılık yapabiliyor
  • Meslek etiğini ihlal edenlere karşı etkili bir yaptırım yok
  • Emlak danışmanı, hukuki uyuşmazlıklarda çoğu zaman yalnız bırakılıyor

 

Bu tablo değişmeden alınan her bedel, sektörde adaletsizlik duygusunu büyütüyor.

 

 

Son Söz

Emlak sektörü, ekonominin lokomotif alanlarından biridir. Bu sektörü ayakta tutanlar ise her türlü sorunla baş etmeye çalışan yükü büyük olan emlak danışmanlarıdır.

Eğer amaç gerçekten devletin vergi geliri elde etmesi, sektörü düzenlemek, kaliteyi artırmak ve güven tesis etmekse; çözüm yük bindirmekte değil, sektörün görüşleri dikkate alınarak bu düzenlemenin bir an önce iptal edilmesidir.

Aksi halde bu harçlar, düzen değil; düzensizliğin yeni bir sebebi olarak hafızalara kazınacaktır. Kalın sağlıcakla.

 

                                                                                                                                   FUAT ÖZDAĞ

                                                                                                                          GAYRİMENKUL  UZMANI