Evler mi Satılmıyor, Yoksa Yanlış Fiyatlı Mülkler mi Satılamıyor?


Son zamanlarda nereye gitsem aynı cümleyi duyuyorum:

“Başkanım, piyasa durmuş. Kimse ev almıyor.”

Gerçekten öyle mi?

Rakamlar bize farklı bir şey söylüyor. TÜİK’in son yayımladığı verilere göre Türkiye’de konut satışları hâlâ yüz binlerle ifade ediliyor ve ikinci el konutlar toplam satışların

Yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Yani insanlar alım satım yapmaya devam ediyor. ⁠

Demek ki asıl soru şu olmalı:

Satılmayan şey konut mu, yoksa yanlış fiyatlandırılmış mülk mü?

Yıllardır emlak sektörünün içindeyim. Bir gerçeği hiç değiştiremedik.

Her ev sahibinin evi, komşusunun evinden biraz daha değerlidir.

Çünkü o evde hatıraları vardır.

Çünkü yıllarca emek vermiştir.

Çünkü çocuklarını orada büyütmüştür.

Bütün bunlar çok kıymetlidir…

Ama ne yazık ki alıcı bunlara para ödemez.

Alıcı; konuma, binaya, metrekareye, deprem güvenliğine, ulaşım kolaylığına ve emsal satışlara bakar. Bunlara göre bir kıyas yapar ve satın alır.

Geçtiğimiz aylarda buna çok güzel bir örnek yaşadık.

Aynı bölgede , aynı büyüklükte, aynı yaşta iki daire satışa çıktı.

Birinci ev sahibi, internette gördüğü ilanları örnek alarak fiyatını yaklaşık yüzde 15 yukarıdan belirledi.

İkinci ev sahibi ise bölgede gerçekten satılan emsal fiyatları dikkate aldı.

Birinci ilan aylarca internette kaldı.

Telefonlar ilk haftadan sonra neredeyse tamamen kesildi.

Sonra fiyat indirildi…

Bir kez daha indirildi…

En sonunda ilk başta önerdiğimiz seviyeye geldi.

Ama bu kez de insanlar şunu sormaya başlamıştı:

“Bu ev neden aylardır satılamıyor?”

İkinci daire ise birkaç hafta içinde alıcısını buldu.

Çünkü piyasada en değerli şey yüksek fiyat değil, güvenilir doğru fiyattır.

Bir başka örnek…

Bir arsa sahibi bana şöyle dedi:

“3 parsel Yan taraftaki arsa 25 milyon lira yazıyor. Benimki ondan aşağı olamaz.”

Kendisine tek bir soru sordum.

“Peki o arsa satıldı mı?”

Cevap hayırdı.

O zaman o fiyat emsal değildir.

Çünkü emsal; ilan fiyatı değil, gerçekleşen satış fiyatıdır.

İşte en büyük yanılgı burada başlıyor.

Bugün internet sitelerinde binlerce ilan görüyoruz.

Ancak o ilanların önemli bir kısmı bekleyen ilanlar.

Yani satılamayan ilanlar.

Ne yazık ki birçok kişi satılmayan fiyatları örnek alarak kendi mülkünün değerini belirliyor.

Sonra da “Piyasa durdu.” diyor.

Hayır…

Piyasa durmuyor.

Piyasa, gerçek değeri kabul ediyor.

Bir başka önemli konu da “pazarlık payı” anlayışı…

Bazı satıcılar şöyle düşünüyor:

“Nasıl olsa pazarlık olur, 1 milyon lira yukarıdan yazayım.”

Oysa günümüz alıcısı artık çok bilinçli.

Telefonundan birkaç dakika içinde aynı bölgede onlarca ilanı karşılaştırıyor.

Metrekare fiyatlarını inceliyor.

Eski ilanları görüyor.

Hatta bazı platformlarda fiyat değişimlerini bile takip edebiliyor.

Eskisi gibi “Nasıl olsa biri gelir” dönemi geride kaldı.

Bir gerçeği de açıkça söylemek gerekiyor.

Bazı ev sahipleri emlak danışmanına değil, mülküne ve kendi beklentisine güveniyor.

Danışman gerçek piyasa değerini söylediğinde ise şu cümleyi kuruyor:

“Benim evim o kadar etmez, daha fazla eder.”

Sonra başka bir danışmana gidiyor.

En yüksek fiyatı söyleyeni seçiyor.

Sonuç?

Altı ay…

Sekiz ay…

Bir yıl…

Ve hâlâ satılık.

Oysa doğru fiyatla satışa çıksaydı belki ilk ay içinde satış gerçekleşecek, elde ettiği parayı yeni bir yatırımda değerlendirecek, beklemek yerine kazanacaktı.

Ben her zaman şunu söylüyorum:

Gayrimenkul satmanın sırrı yüksek fiyat yazmak değildir.

Doğru fiyatı doğru alıcıyla buluşturmaktır.

Çünkü piyasa kimseyle tartışmaz.

İnat etmez.

Duygularla hareket etmez.

Son sözü her zaman alıcı söyler.

Bu nedenle mülk sahiplerine tavsiyem şudur:

Evinizin değerini komşunuzun ilanına göre değil, bölgede gerçekten gerçekleşmiş satışlara göre belirleyin.

Profesyonel görüş alın.

Doğru pazarlama yapın.

Ve unutmayın…

Bir gayrimenkulün gerçek değeri, sahibinin istediği rakam değil; alıcının ödemeye razı olduğu fiyattır.

Belki de bugün satılmayan evinizin sorunu piyasa değildir.

Belki de tek ihtiyacı, gerçekçi bir fiyatla yeniden alıcının karşısına çıkmaktır.

Lütfen biraz işinin ehli gayrimenkul danışmanlarına güvenin çünkü piyasanın içinde olan onlar.

İşini doğru yapan Emlak danışmanları doğru fiyatlı bir mülkü sizden farklı pazarlama stratejileri ve etki çevresi ile kısa sürede  satacaktır.

Bir daha ki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın.

                                                                                                          Fuat ÖZDAĞ

                                                                                                   GAYRİMENKUL UZMANI